Dying Light PS4 inceleme

dying-light-660x330

İncelememize başlamadan önce belirtmek isteriz ki, Dying Light bizleri fazlasıyla şaşırttı. Piyasada bir çok oyun “hayatta kalma” (survival) kelimesini kullansa da, bu oyunların bir çoğu aksiyon tadında oluyor. Fakat Dying Light bizlere aksiyonu yaşatırken hayatta kalma çabası baskın çıkıyor. “İyi geceler, iyi şanslar” Dying Light ın sloganı ve bundan daha isabetli bir slogan seçilemezdi diye düşüyoruz.

Oyunda Kyle Crane karakteri ile oynuyoruz. Harran daki salgının arkasından kurulmuş olan GRE adında gizli bir şirket için çalışıyoruz. Kyle Crane, Harran a bildikleri eğer sızarsa şirketi zor durumda bırakabilecek, Rais ismindeki ajan ile bağlantı kurmak için gönderiliyor. Harran a ulaştıktan hemen sonra Crane haydutlar tarafından saldırıya uğruyor ve kurtulmayı başarıyor fakat malesef zombilerden birisi tarafından ısırılıyor. İki kişi tarafından kurtarılan Crane daha sonra iyileştirilmesi ve bir panzehir bulunabilmesi için güvenli bir bölgeye götürülüyor.

Dying Light ın hikayesi oyuncuyu,
– Sırada ne var?
– Şimdi ne olacak?
gibi sorularla kendisine bağlıyor ve oyun ile arasında farklı bir bağ kurmasını sağlıyor. Doğrusu hikeye içerisinde bizi ters köşeye yatıran bir kaç şey olmadı dersek yalan olur. Yine de oyunun sonu malesef tahmin edilebilir olmuş ve bu hikayeyi biraz mükemmellikten uzaklaştırıyor. Karakterlerin çoğu sönük kalmış olsa da, Dying Light harika bir oynanışa (gameplay) sahip ve bu bütün olumsuzlukları bir kenara bırakmamızı sağlıyor.

5813a34292efc33ced7b334411fa2c528b197c36.jpg__620x349_q85_crop_upscale

Parkurlar, bu tarzda first person oyunlarda pek bulunmazken yapımcı firma Techland bunu gerçekten de çok güzel becermiş. Eğer gerçek hayatta tırmanabileceğiniz bir yer karşınıza gelirse, büyük ihtimalle oyun içerisinde de buraya tırmanabilirsiniz. Kontrollere alışmak başlarda zor olsa da, biraz tecrübe kazandıktan sonra sezgisel olarak parmaklarınız hareket etmeye başlıyor.

Dying Light daki savaş ve dövüş ise inanılmaz zevkli. Oyunun ilk bir kaç saatinde bu çarpışmaları akıllıca seçmek gerekiyor. Ne zaman dövüşeceğinizi ve ne zaman kaçacağınızı bilmelisiniz. Eh erkekliğin %90 ı kaçmaktır zaten değil mi. Hele ki karşınızdaki bir zombiyse! Harran daki zombilerin kafaları ise sanki çelikten yapılmışlar. Her ne kadar her şeyi silah olarak kullanabiliyor olsanız da tabi ki bunların zombilere etkileri farklı oluyor, hepsi etkili olmuyor ve zombiler en güçlü silahlara bile iyi dayanabiliyorlar.

fa043bc366d06ee93f810449da91d53549c87685.jpg__620x349_q85_crop_upscale

Sadece bir tane zombiye bazen 10 defa vurmak zorunda kalabiliyorsunuz ve bu zombi sürülerini öldürmeyi neredeyse imkansız hale getiriyor. Bir çok karşılaşmada gözünüz kapalı olaya dalmamanızı tavsiye ediyoruz.

Çıkarttığınız sesler bulunduğunuz lokasyondakileri etrafınıza çekiyor dolayısıyla sürekli dikkatli olmalı ve arkanıza bakmalısınız. Stamina (Enerji) dövüşte kritik bir rol üstleniyor. Eğer dövüşürken enerjiniz biterse yaptığınız ataklar da buna bağlı olarak etkisizleşiyor ve yavaşlıyor. Bulduğunuz planlar ile aynı Dead Rising de olduğu gibi silahlarınızı upgrade ederek daha uzun ömürlü (durability) ve daha efektif bir hale gelmelerini sağlayabilirsiniz. Silahların kullanımı ile beraber eskimesi tamamen size bağlı ve karşınıza bir zombi geldiği zaman aslında düşünmeniz gereken bu silahı eskitmeye değer mi olmalı.

Yetenekler (Skills)

Dying Light bizlere 3 tane yetenek ağacı (skill tree) sunuyor.

The Agility (çeviklik)

The Agility (çeviklik) ağacı parkur yeteneklerinizi arttırıyor. Parkurlarda yaptığınız her hareket (bir binaya tırmanmak, zıplamak) bu yeteneklere bağlı. Agilty yeteneklerinizi her yükseltişinizde aslında bunları artırmış oluyorsunuz.

The Power (güç)

The Power (güç) ağacı dövüşürken işe yarayan yeteneklerimizi arttırıyor. Bu ağaçta, güçlü ataklar, tutma ve yere vurma gibi bir çok işe yarayan yetenek bulunuyor.

The Survival (hayatta kalma)

The Survival (hayatta kalma) yetenek ağacı ise sadece görevleri yerine getirdiğiniz zaman artırılabiliyor. Ana görev veya yan görev olabilir ne olursa olsun bunları tamamladığınız zaman bu ağaçtaki yetenekleri alabiliyorsunuz.

Harran da geçirdiğimiz günlerin çoğunu birşeyler yaratmak için malzeme toplayarak, görevleri tamamlayarak ve etrafı araştırarak geçirdik fakat şunu belirtmemiz gerekir ki, oyunun bütün dinamikleri gece olduğu anda değişiyor. Gece saatleri inanılmaz korkutucu geçiyor. Güneş battığı zaman size ışık sağlayabilen çok az şey var ve geri kalan her yer kapkaranlık oluyor.

dyingnightdec2013_13121721_616

Geceden sağ çıkmak ne olursa olsun imkansız değil ve sessiz olup bir çok şeyden kaçınarak bunu başabilirsiniz. Zombilerin kanını üstünüze sürerek uygulayabildiğiniz Camuflage (Kamuflaj) gibi kullanabileceğiniz yetenekler de size fazlasıyla yardımcı olacaktır. Nightmares (kabuslar – bu yaratıklar gece çıkan lanet yaratıklar) mini haritanızda işaretliler ve akıllı ve yavaş hareket ederek görüş alanlarından kaçma şansınız olabilir.

15576f03e67543fa247695fb10db2e453faf7544.jpg__620x349_q85_crop_upscale

Ay yukarıdayken oyun bir defans oyunu haline geliyor ve ölmenin de kendine göre sonuçları oluyor. Eğer ölürseniz hayatta kalma puanlarınız azalıyor ve bu yeni yetenekler almanızı engelliyor.

Oyun sürekli gece ve gündüz döngüsü ile ilerliyor, bu sebepten eğer şansınızı gece denemek istemiyorsaniz her zaman gece bekleyebilir veya uyuyabilir, oynamaya gündüzleri devam edebilirsiniz. Tabi, gece dışarıya çıkmanın da kendi süper avantajı var ki bu da aldığınız her experience 2 katına katlanıyor. Her yaptığınız atak, her parçaladığınız zombi kafası, eğer bunları gece yapıyorsanız size tam iki katı daha fazla puan kazandırıyor. Bu bile gece çıkıp şansınızı denemeye teşvik edebilir.

Dying Light açılış tutorial ı ve son bölümü haricinde tüm hikaye çoklu oyunculu (4 kişiye kadar) oynanabiliyor. Biz iki kişi oynadığımızda işlerin daha da kolay halledilebildiğini gördük. Ayrıca loot (düşenler) de paylaşılmıyor yani arkadaşınızı yerdeki bir sağlık çantası yüzünden öldürmek zorunda kalmıyorusunuz.. Ve eğer isterseniz zombi olarak oynayabiliyorsunuz. Ama hemen aklınıza yavaş hareket eden aptal zombiler gelmesin. Bu özelliği kesinlikle kendiniz tecrübe etmelisiniz.

Harran şehri grafiksel olarak şaşırtıcı güzellikte. Gün ışığı varken şehir ışıl ışıl ve mükemmel görünüyor. Bir kaç tekrarlanan yüz modeli haricinde karakterlerin modellemeleri de gayet başarılı. Sesler ise inanılmaz güzel.

Dying Light incelememizin sonuna gelirken şunu belirtmek isteriz, bu tarz oyunları seviyorsanız bu oyunu mutlaka deneyin. Dying Light son bir kaç senedir bu türde çıkan en başarılı oyunlardan birisi diye düşüyoruz.

Henüz izlememiş olanlar için tanıtım videosu;

Grafik8.2
Ses8
Oynanabilirlik9
Hikaye7.7
Çoklu oyuncu9
8.4

Bu yazıyı paylaşın

Yorum yapılmamış

Yorum ekle